Allbatross Fonları ve Vergi Avantajı

  • 25 Şub 2025

Yatırım Fonu Nedir?

Sermaye Piyasası Kurulu 30.12.2012 tarihli 6362 sayılı kanun uyarınca yatırım fonu “tasarruf sahiplerinden fon katılma payı karşılığında toplanan para ve diğer varlıklarla, tasarruf sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre Kural’ ca belirlenen varlık ve haklardan oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri tarafından fon içi tüzüğü ile kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan mal varlığı” olarak tanımlanmıştır (Sermaye Piyasası Kanunu 6362- madde 52). Kolektif yatırım kuruluşları, belli bir projeyi hayata geçirmek veya teknolojik bir yatırım yapmak için gerekli olan finansmanı sağlamak amacıyla yatırımcılardan toplanan fonları yönetir. Bu tür kuruluşlar, toplanan sermayeyi altın, hisse senedi, kira sertifikaları gibi çeşitli finansal araçlarda değerlendirerek işletir. Fonun nasıl yönetileceği, hangi yatırım araçlarına kaynak ayrılacağı ve fonun günlük işleyişine dair tüm detaylar, fon iç tüzüğünde açıkça ifade edilmiştir. Bu belge, fonun operasyonel çerçevesini ve yatırım stratejisini belirler, böylece yatırımcılar fonun yönetim prensipleri hakkında tam bilgi sahibi olurlar.

Yatırım Fonlarını Kim Yönetir: Portföy Yönetim Şirketleri

Portföy yönetim şirketleri, çeşitli yatırım fonlarının yönetimini üstlenerek yatırımcıların sermaye piyasalarında değer kazanmasını sağlamak için stratejik kararlar alır. Bu şirketler, yatırımcıların risk ve getiri tercihlerine uygun olarak dengeli portföyler oluşturur ve sürekli piyasa analizleri yaparak optimal yatırım fırsatlarını değerlendirir. Fon yöneticileri, makroekonomik göstergelerden sektörel trendlere kadar geniş bir veri yelpazesi kullanarak, hisse senetleri, tahviller, emtialar gibi çeşitli varlık sınıflarında yatırım yaparlar. Portföy yönetim şirketlerinin uzmanlığı, yatırım fonlarının performansını doğrudan etkileyen kritik bir faktördür ve bu, yatırımcıların sermayelerini koruyup çoğaltmalarında temel bir rol oynar. Yatırım fonları, ticaret unvanında “portföy yönetimi” ifadesi kullanma yükümlülüğü bulunan, Anonim Şirket olarak kurulan, ana faaliyet alanı fonların kurulması ve işletilmesi olan Portföy Yönetim Şirketleri tarafından kurulur. (Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Tebliğ III-55.1).

Türkiye'de portföy yönetim sektörü son yıllarda gözle görülür bir büyüme kaydetmiştir. 2013 yılında 36 olan portföy yönetim şirketi sayısı, 2025 yılı itibarıyla 70'e ulaşmıştır. Bu süreçte, özellikle 2019'dan sonra şirket sayısında hızlı bir artış gözlemlenmiştir. 2019 yılında 43 olan şirket sayısı, altı yıl içinde neredeyse ikiye katlanarak büyük bir ivme kazanmıştır. Bu artış, Türkiye'nin finans sektöründe portföy yönetiminin giderek daha fazla önem kazandığının bir göstergesidir. Bu ivmelenmenin temelinde yatan faktörler çeşitlidir. Ekonomik istikrar ve yatırımcı güveninin artması, Türkiye'deki yatırımcıların çeşitlenen ihtiyaçlarına yanıt verme kapasitesinin artırılması gibi etkenler bu büyümeyi desteklemiştir. Ayrıca, teknolojik gelişmeler ve dijitalleşme, portföy yönetim hizmetlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamış, bu da sektördeki şirket sayısının artışında önemli bir rol oynamıştır. Dolayısıyla, bu trendin gelecek yıllarda da devam edeceği öngörülmekte ve portföy yönetim şirketleri, Türkiye ekonomisinin can damarlarından biri olarak kabul edilmektedir. Fon portföyünü kurucu veya kurucunun atayacağı Sermaye Piyasası Kurulu’ndan portföy yöneticiliği yetki belgesi alan bir portföy yönetim şirketi yönetir. Portföy yönetim sözleşmesi uyarınca ve portföy yönetim ücreti karşılığında yönetilir. Kanunda portföy yönetim şirketi “Yatırım fonu katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsil eder, yönetir ve yönetimini denetler. Portföy yönetim şirketi yatırım fonuna ait varlıklar üzerinde kendi adına ve fon hesabına mevzuat ve fon içtüzüğüne uygun olarak tasarrufta bulunmaya ve bundan doğan hakları kullanmaya yetkilidir” şeklinde tanımlanmıştır (S.P. Kanunu, 6362).

Türkiye’ de Yatırım Fonları

Türkiye'de yatırım fonları büyüklüğü son yıllarda önemli ölçüde artış göstermiştir. 2016 yılında 47.1 milyar TL olan yatırım fonları büyüklüğü, 2024 yılında 4 trilyon TL'ye ulaşarak adeta patlama yapmıştır. Bu süre zarfında, özellikle 2020 yılından itibaren fon büyüklüklerinde görülen hızlı yükseliş dikkat çekicidir. 2020 yılında 151.9 milyar TL olan büyüklük, sadece dört yıl içinde on katından fazla bir artışla 1.8 trilyon TL'ye çıkmış ve ardından hızını daha da artırarak 2024'te 4 trilyon TL seviyesine erişmiştir. Bu grafik, Türkiye'deki yatırım fonları sektörünün hızlı büyüme trendini ve bu alandaki potansiyeli gözler önüne sermektedir. Bu büyümenin ardında yatan sebepler arasında ekonomik faktörler, yatırımcı davranışlarındaki değişiklikler ve düzenleyici çerçevedeki iyileştirmeler yer almaktadır. Yatırımcılar, geleneksel yatırım araçlarından daha yüksek getiri sağlama potansiyeli olan yatırım fonlarına yönelmişlerdir. Ayrıca, teknolojik gelişmeler sayesinde fonlara erişim kolaylaşmış ve daha fazla bireysel yatırımcı bu araçlara yönelmeye başlamıştır. Türkiye'deki finansal okuryazarlık seviyesinin artması ve yatırım araçlarına olan ilginin genişlemesi de fon büyüklüklerindeki artışı tetikleyen önemli faktörler arasındadır. Bu trendler, yatırım fonlarının Türkiye'de finans sektörünün önemli bir bileşeni haline gelmesine önayak olmuştur.

Yatırım Fonlarına Hâkim Olan Temel İlkeler

1. Riskin Dağıtılması İlkesi Bu ilke yatırımcılardan toplanan paraların ortaklık payları, tahvil, bono, döviz, altın gibi yatırım araçlarına yatırılması, söz konusu yatırım araçlarındaki herhangi birindeki değer kaybedişin diğerlerindeki kazanç ile telafi edilmesi, portföyün en az zararla yönetilmesi olarak tanımlanır. Yatırım fonları sayesinde binlerce yatırımcıdan para toplanıp yüksek hacimli portföyler oluşturulabilir, riskin etkin dağıtımı sağlanır.

2. Profesyonel Yönetim Toplanan tasarrufların sermaye piyasalarında yetişmiş fon yöneticilerince menkul kıymet piyasalarında alım-satım yapılması, fonun profesyonelce işletilmesini temsil eder. Piyasaların anlık takibi ile ileri teknoloji donanım, yazılım ve uzman yöneticiler getirisi yüksek yatırım sağlarlar.

3. Menkul Kıymet Portföyü İşletme Yatırım fonları temel amacı menkul kıymet alım satımı ile kazanç, faiz geliri, olumlu farklar ve elde edilen sabit getirilerin toplanması ve kurumsal çerçevede işletilmesidir.

4. İnançlı Mülkiyet Yatırımcılar fonla ilgili işlem ve diğer yetkileri fon kurucusuna devrederler. Kurucu fon içtüzüğü uyarınca yatırımcıların hak ve menfaatlerini koruyarak fonu işletmek veya işlettirmekle yükümlüdür. Bu yetki devri içtüzük ile belirlenmiştir ve inançlı mülkiyet olarak ifade edilmiştir.

5. Mal Varlığının Korunması Sermaye Piyasası Kanununda belirtildiği üzere fonun mal varlığı rehin edilemez, teminat gösterilemez ve haczedilemez. Fonun mal varlığı kanunla güvence altına alınmıştır. Fon ayrı bir tüzel kişiliği bulunmamakla beraber fonun malvarlığı fon kurucusundan tamamen ayrıdır.

Yatırım Fonlarının Sağladığı Avantajlar

Yatırım fonları, yatırımcılara sunduğu benzersiz avantajlarla finansal hedeflere ulaşmayı kolaylaştırır. Yüksek hacimli işlemleri sayesinde zaman ve maliyet tasarrufu sağlayan yatırım fonları, profesyonel ve deneyimli portföy yöneticileri tarafından inançlı mülkiyet ilkesiyle güvence altına alınır. Bu sayede, tasarruflarınız güvende olurken, finansal riskler minimuma indirgenir. Fonlar, çeşitlendirme stratejisi ile riski en düşük, getirisi en yüksek portföyleri oluşturmayı hedefler. Günlük portföy değeri hesaplaması sayesinde yatırım fonlarının likiditesi oldukça yüksektir ve ihtiyaç duyduğunuzda kolayca nakde dönüşebilir. Yatırım fonlarıyla hem finansal güvenliği sağlayabilir hem de birikimlerinizi en verimli şekilde değerlendirebilirsiniz. Yatırım fonlarından elde edilen kazançların vergilendirilmesi, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi kapsamında stopaj vergisine tabi tutulmaktadır. Yatırım fonlarının türüne, yatırım süresine, kazancın elde edildiği döneme ve yatırımcının gerçek kişi mi yoksa tüzel kişi mi olduğuna bağlı olarak stopaj oranları farklılık gösterebilmektedir. Örneğin, hisse senedi yoğun fonlarda stopaj oranı genellikle %0 iken, diğer türlerde %10'a kadar çıkabilmektedir. Ayrıca, fon katılma belgelerinin elde tutulma süresi de vergi avantajları sağlayabilir; bir yıldan uzun süre elde tutulan fonlarda stopaj oranları daha düşük olabilmektedir. Bu nedenle, yatırımcıların vergi yüklerini minimize etmek adına fon seçimi ve yatırım stratejilerini dikkatlice planlamaları önemlidir. Gerçek kişi tam/dar mükelleflerin Girişim Sermayesi Yatırım Fonları ve Gayrimenkul Yatırım Fonlarından elde edilen kazançları Gelir Vergisi Kanunu uyarınca %10 stopaja tabidir. Bu fonların iktisap tarihinden 2 yıl geçtikten sonra yapılan satışlarda stopaj oranı %0 olarak uygulanır. (Gelir Vergisi Kanunu, geçici 67. Madde).

Allbatross Portföy Fon Seçenekleri ve Yatırım Fonları İçin Güncel Stopaj Oranları

Allbatross Portföy'ün yatırım fonları ve güncel stopaj oranları, yatırımcılar için geniş bir seçenek yelpazesi sunmaktadır. Fon türleri; para piyasası, serbest, değişken, hisse yoğun, borçlanma araçları, fon sepeti ve döviz fonları olarak kategorilere ayrılmaktadır. Çoğu fon türü için %15 oranında stopaj uygulanırken, hisse yoğun fonlarda stopaj oranı %0 olarak belirlenmiştir.

Allbatross Portföy Fonları ve Fon Kodları:

  • Para Piyasası Fonu: HVT
  • Serbest Fonlar: PRU, DEF, KKL (katılım)
  • Değişken Fonlar: LID, HVU
  • Hisse Yoğun Fonlar: HVZ, IHA, AOJ, KST (katılım), AEV, KHT, BVM, GIH, IHZ, LLA
  • Borçlanma Araçları Fonu: BBP
  • Fon Sepeti Fonu: BFE
  • Döviz Fonları: AS1, KLS (katılım serbest)

Uzun vadeli yatırımcılar için önemli bir vergi avantajı sunan hisse yoğun fonlar, özellikle uzun vadeli yatırım stratejisi benimseyen yatırımcılar için cazip bir seçenek sunmaktadır. Allbatross Portföy' ün sunduğu fonlar ve stopaj avantajlarıyla ilgili daha fazla bilgi almak ve yatırım stratejilerinizi optimize etmek için profesyonel danışmanlık alabilirsiniz.